Yaklaşımımız

Onarılacak bir hastalık değil,
anlaşılacak bir yaşam.

Amacımız, karşılaştığınız zorlukları tıbbi birer "hastalık" olarak etiketleyip dışarıdan müdahalelerle ortadan kaldırmak değil. Yaşamınızı, seçimlerinizi ve kendi gerçeğinizi felsefi ve klinik bir zeminde anlamanıza eşlik ediyoruz.

Çalışma Alanlarımız

Neyin üzerinde çalışırız?

Anlam ve değer inşasıkendi değerlerinden anlam

Boşluk hissini, kaygıyı ya da yön kaybını hazır reçetelerle bastırmak yerine; kendi değerleriniz üzerinden yaşamınıza kalıcı bir anlam katmanın yollarını birlikte ararız.

Temel ahlaki güçlerkarakterin omurgası

Sınırsız bir "pozitiflik listesi"nde kaybolmak yerine, karakterin omurgasını kuran çekirdek erdemlere odaklanır; bunların kararlarınıza, ilişkilerinize ve zorlukla baş etme becerinize somut etkisini klinik bir gözle inceleriz.

Yaşam geçişleri ve kararlarphronesis'i merkeze almak

Hayatın zorlu dönemeçlerinde ve içsel çatışmalarda aklıbaşındalığı (phronesis) merkeze alırız: olan biteni bütünüyle kavramanıza ve kendinize en uygun adımı atma dirayetine eşlik ederiz.

Psikolojik iyi oluşeyleyerek iyi olmak

Süreci, eksiklikleri onarılacak bir işlem olarak değil; mutluluk, adalet, dostluk ve özgürlük gibi insan olmaya dair meseleler üzerinden eyleme geçerek gerçekçi bir iyi olma hâli kurmak olarak ele alırız.

Özgün Yanı

Phronesis terapiyi ayıran ne?

En belirgin farkı, insanı biyolojik bir mekanizmaya, dürtülere ya da geçmişin pasif bir sonucuna indirgeyen standart kuramların ötesine geçmesidir. Ruhsal tıkanıklıkları onarılması gereken bir "bozukluk" değil, kişinin kendi varoluşunu ve iyi olma hâlini inşa etmesi için bir zemin olarak görür.

Neye Yanıt Verir?

Hangi meselelere dokunur?

Phronesis terapi, tıbbi bir "bozukluk" olarak tanımlanamayacak, doğrudan insan olmaktan ve yaşama dünyasındaki konumdan doğan meselelere yanıt verir:

Kısacası bu pratik, "bende onarılacak bir hastalık var" varsayımına değil; "seçimlerimde zorlanıyorum, eylemlerimin anlamını yitirdim, sonluluk karşısında kaygılıyım, ilişkilerimde kendimi güvensiz hissediyorum" diyen, insanın doğasından doğan meselelere yanıt verir.

Neden Felsefe?

Neden felsefe, iyi oluş için bir yanıt?

İnsanı yalnız biyolojik dürtüler ve uyaran–tepki bağlarıyla işleyen bir mekanizma olarak görmek, onun bütünlüğünü eksik kavramaktır. Günlük tıkanıklıkların çoğu tıbbi bir "hastalık" değil; yaşam tarzına, seçimlere ve kavrayış biçimine dayanır.

Sonuç

İyi oluş, dışarıdan değil — içeriden kurulur.

Kalıcı bir iyi oluş, dışarıdan uygulanan tekniklerle değil; kişinin kendiyle ve başkalarıyla ilişkilerini felsefi bir bakışla yeniden kurmasıyla mümkündür. Felsefe, yaşamın temel soruları üzerinde kişiye kendi çabasını harcama ve kendi pratik bilgeliğini kurma olanağı verdiği için, iyi oluşun en sağlam ve dürüst yanıtıdır.