Günce · Felsefe & Yaşam

Felsefeyi Yaşamaya Çağıran Üç Düşünür

Okumak yetmediğinde

Bir felsefe kitabını beğenip kapattığın, ama ertesi gün yaşamında hiçbir şeyin değişmediğini fark ettiğin oldu mu? Belki de felsefe hiçbir zaman yalnızca okunacak bir şey olmamıştı.

Bu yazıda, felsefeyi kürsüden yaşamın içine indiren üç düşünüre bakıyoruz: Pierre Hadot, Gerd B. Achenbach ve Alain Badiou. Biri antik felsefenin unutulmuş bir yanını hatırlattı. Biri felsefeyi, kapısını çalan insanla yapılan bir konuşmaya dönüştürdü. Biri de yaşamı ikiye bölen anların ne olduğunu sordu. Üçü birbirinden çok farklı konuşur; yine de ortak bir kaygıları var: felsefenin yaşamdan kopmaması.

Pierre Hadot: Felsefe bir alıştırmadır

Pierre Hadot (1922–2010), Fransız bir antik felsefe uzmanıydı; Collège de France'ta Helenistik ve Roma düşüncesi tarihi kürsüsünde ders verdi. Antik okullara tek bir soru yöneltti: Bu insanlar okullarında gerçekte ne yapıyordu?

Yanıtı şaşırtıcıdır: bir kuram kurmaktan çok, kendilerini biçimlendiriyorlardı. Antik felsefede söz ile yaşam birbirinden ayrılmazdı; yaşam biçimine karşılık gelmeyen bir söylem, sofistlik sayılırdı. Hadot buna ruhani alıştırmalar der. Bunlar, kişinin bakışını ve varoluş biçimini dönüştürmeyi amaçlayan uygulamalardı. Bazıları bugün de tanıdık gelir:

Hadot bu gözle Marcus Aurelius'u da okudu. La Citadelle intérieure (İç Kale, 1992) adlı kitabında, imparatorun yayımlamak için değil kendisi için yazdığı notları, günlük bir alıştırma olarak ele alır. Hadot, bu notlarda üç alıştırma alanı görür: istek (olup biteni kabullenmek), eylem (başkalarına karşı adil davranmak) ve yargı (içine düşen izlenimleri olduğu gibi benimsemeyip ölçüp tartmak). Kitabın adındaki iç kale, ruhun olayların dokunamadığı yeridir. Çünkü neye "evet" diyeceğine yalnızca o karar verir.

Hadot'nun çalışmaları Michel Foucault'yu da etkiledi. Ama ikisi bu mirasa farklı baktı: Foucault "varoluşun estetiğine", Hadot ise evrensel olana bağlı kaldı. Aralarındaki bu tartışma, Hadot'nun Türkçedeki Ruhani Alıştırmalar ve Antik Felsefe kitabında da yer alır.

Bir düşünceyi anlamak ile onunla yaşamak aynı şey değildir.

Gerd B. Achenbach: Yöntemi olmayan bir konuşma

Alman felsefeci Gerd B. Achenbach (1947 doğumlu), 1981'de Köln yakınlarındaki Bergisch Gladbach'ta dünyanın ilk felsefi pratik çalışma odasını açtı. Bir yıl sonra felsefi pratik için bir dernek de kurdu.

Onun anlayışında kapıyı çalan kişi bir "hasta" değildir; Achenbach'ın sözlüğünde gelenler ziyaretçidir. Ziyaretçiye hazır bir çözüm verilmez, kendi yaşamı üzerine düşünebileceği bir konuşma sunulur. Achenbach, felsefi pratiği bir yönteme ya da tekniğe dönüştürmeye direnir; kuramlara, yöntemlere ve hazır çözümlere yaslanmaktan kaçınır.

Bu yüzden felsefi pratiği psikoterapiye bir alternatif olarak anlatır, ama "alternatif bir terapi" olarak değil. Teşhis ve tedavi modeli yoktur. Yine de konuşmanın iyileştirici sonuçları olabilir. Achenbach'a göre felsefe, ancak uygulamada gerçekten anlaşılır.

Başlıca kitapları Philosophische Praxis (1984) ve Lebenskönnerschaft (2001; kabaca "yaşam ustalığı") Almancadır. Achenbach'ı ve felsefi danışmanlığı daha ayrıntılı anlattığımız yazı için: Felsefi danışmanlık nedir?

Felsefe, uygulamada anlaşılır.

Alain Badiou: Yaşamı bölen olay

Fransız filozof Alain Badiou (1937 doğumlu), ilk ikisinden farklı olarak ne alıştırma önerir ne de danışmanlık yapar. Zor yazar; temel yapıtı L'Être et l'événement (Varlık ve Olay, 1988) matematikten, küme kuramından yararlanır. Ama bir düşüncesi, sıradan bir yaşama da dokunur: olay.

Badiou'ya göre bazen önceden kestirilemeyen bir şey olur ve olağan akışı yarar. Olduğu an ne anlama geldiği bile belli değildir; anlamı çoğu zaman sonradan, bir duraksamanın ardından belirir. Asıl önemli olan, olayın kendisinden çok ona verilen karşılıktır: sadakat. Olayın açtığı gerçeğe (Badiou'nun "hakikat" dediği şeye) sadık kalan kişi, bu sadakatle özne olur. Özne doğuştan verilmiş bir şey değildir.

Badiou bu gerçeğin dört alanda doğabileceğini söyler: siyaset, bilim, sanat ve aşk. Aşk üzerine söyleşisi Éloge de l'amour (Aşkın Övgüsü, 2009; Nicolas Truong ile) bunu en yakından gösterir. Ona göre aşk, çoğu zaman bir rastlantıyla başlayan bir karşılaşmadır; iki kişiyi de değiştirir ve dünyaya ortak bir yerden bakmaya iter. Badiou, aşkın risksiz, güvence altına alınmış bir tüketim ürünü gibi sunulmasına karşı çıkar. Ona göre aşk bir maceradır.

Bu düşünceyi bir terapi yöntemi diye okumak doğru olmaz. Ama bir şey hatırlatır: bir kayıp, bir karşılaşma ya da bir kırılma yaşamını böldüğünde, hemen bir anlam bulmak zorunda değilsin. Anlam çoğu zaman sonradan belirir. Asıl soru, o andan sonra neye sadık kalacağındır.

Üçünü yan yana koyunca

Hadot'da yaşam biçimi, yinelenen küçük alıştırmalarla kurulur. Achenbach'ta bir konuşmayla. Badiou'da ise bir olaya verilen sadık karşılıkla. Yöntemleri başka, ama felsefeye bakışları yakın: felsefe, anlaşılıp bırakılacak bir bilgi değildir. Kişinin yaşamında bir yerde karşılık bulduğunda tamamlanır.

Bu sitenin adını aldığı phronesis, kitaptan değil yaşamın içinde kazanılan; şu anda, bu durumda doğru olanı görme becerisidir. Üç düşünürün ortak sezgisi de tam burada buluşur: felsefe, yaşanarak olgunlaşır.

Nereden başlanır?

Hadot için en kolay kapı, söyleşi biçimindeki Yaşam İçin Felsefe (Ayrıntı, 2024; çev. Kağan Kahveci). Daha kapsamlısı Ruhani Alıştırmalar ve Antik Felsefe (Pinhan, 2012; çev. Kübra Gürkan). Badiou'nun Türkçede Etik adlı kitabı var; aşk üzerine söyleşisi Éloge de l'amour (İngilizcesi In Praise of Love) ise küçük ve okunaklı bir ikinci adımdır. Achenbach için başlangıç, bu sitedeki yazıdır.

Bir davet

Hadot'dan esinlenen küçük bir deneme: bu akşam yatmadan önce üç cümle yaz. Bugün neye dikkat ettim? Neyi kaçırdım? Yarın neye sadık kalmak istiyorum? Sonrasını birlikte konuşabiliriz.

Kaynaklar: Hadot, P. (1981/2002). Exercices spirituels et philosophie antique — Türkçesi: Ruhani Alıştırmalar ve Antik Felsefe (çev. K. Gürkan, Pinhan, 2012) · Hadot, P. (1992). La Citadelle intérieure · Hadot, P. (1995). Qu'est-ce que la philosophie antique? · Hadot, P. La philosophie comme manière de vivre (söyleşiler) — Türkçesi: Yaşam İçin Felsefe (çev. K. Kahveci, Ayrıntı, 2024) · Achenbach, G. B. (1984). Philosophische Praxis · Achenbach, G. B. (2001). Lebenskönnerschaft · Badiou, A. (1988). L'Être et l'événement · Badiou, A. (1993). L'Éthique · Badiou, A., & Truong, N. (2009). Éloge de l'amour.

← Günce