Günce · Felsefe & Yaşam

Yaşam Bir Sanat Olabilir mi?

Yaşamı bir eser gibi düşünsen

Bir evi, bir lambayı özenle tasarlıyoruz. Peki yaşamımız için aynı özeni göstermek ne anlama gelir? Yaşam bir sanat olabilir mi?

Bu soru, Michel Foucault'nun son yıllarında sorduğu sorulardan biridir. Foucault bir söyleşide, bir evi ya da bir lambayı sanat nesnesi yapıyoruz da yaşamımızı neden yapmıyoruz, diye sorar. Bu yıl, 15 Ekim 1926'da doğan Foucault'nun doğumunun yüzüncü yılı.

Bu yazıda aynı soruya farklı kapılardan giren dört düşünüre bakıyoruz: Foucault, Martha Nussbaum, Alexander Nehamas ve Wilhelm Schmid. Dördü de "iyi yaşam" sorusunu kitap sayfalarında bırakmadı. Ama dördünün yanıtı birbirine benzemez.

Michel Foucault: Kendine özen

Michel Foucault (1926–1984), Collège de France'ta ders veren Fransız bir filozoftu. Önce delilik, hapishane ve iktidar üzerine yazdı. Son yıllarında ise antik çağa döndü: Cinselliğin Tarihi'nin son iki cildi (L'usage des plaisirs ve Le souci de soi, 1984) ile 1981–82 dersleri bu dönemin ürünüdür. Dersler Türkçede Öznenin Yorumbilgisi adıyla yayımlandı.

Bu dönemin anahtar kavramı kendine özentir. Antik çağda kendine özen göstermek, bir görev sayılırdı: kendini tanımak, sınamak, biçimlendirmek. Foucault'ya göre felsefe orada bir kuram olmaktan önce, insanın kendisiyle kurduğu bir ilişkiydi. Bunu "varoluşun estetiği" diye adlandırdı: yaşamı hazır bir kalıba dökmek değil, bir ölçü ve bir üslupla biçimlendirmek.

Hadot bu okumaya itiraz etmişti. Ona göre antikler yalnızca kendilerini işlemiyordu; kendilerinden daha geniş bir şeye, evrensel olana da açılıyorlardı. Bu tartışmayı önceki yazıda da görmüştük. Yine de Foucault'nun soruları açık kalır: Yaşamın biçimini rastlantıya bırakmak zorunda mıyız?

Yaşam, kendiliğinden akıp giden bir şey olmak zorunda değildir.

Alexander Nehamas: Taklit edilmeyen bir model

Alexander Nehamas, 1946'da Atina'da doğdu. Uzun yıllar Princeton Üniversitesi'nde ders verdi, şimdi orada emekli profesör. Nietzsche: Life as Literature (1985) ile tanındı. En çok okunan kitabı ise The Art of Living: Socratic Reflections from Plato to Foucault (1998).

Bu kitabın temel fikri şudur: Felsefe, hep bir kuramdan fazlasıydı. Antik Yunan ve Roma'da bir yaşam sanatı, yani yaşanacak bir yol olarak görülürdü. Nehamas bu geleneğin Sokrates'ten Montaigne'e, Nietzsche'ye ve Foucault'ya uzandığını gösterir.

Sokrates bu geleneğin merkezindeki isimdir, ama tuhaf bir model. Öğretisi yok. İronisi, iç yaşamını da gizler: neden öyle yaşadığını tam bilemeyiz. Nehamas'a göre tam da bu yüzden Sokrates'i taklit edemezsin; onunla kendi yaşamını düşünürsün. Ona göre iyi bir yaşamın nitelikleri, iyi bir yazının niteliklerine benzer: üslup, bütünlük, zarafet. Sanat gibi yaşamak, bir başkasının kalıbına girmek değil, kendi yaşamına bir bütünlük kazandırmaktır.

Martha Nussbaum: Duygular ve koşullar

Martha Nussbaum (1947 doğumlu), Harvard'da klasik filolojiden doktora yaptı (1975) ve bugün Chicago Üniversitesi'nde hukuk ve etik profesörüdür. Kyoto Ödülü (2016) ve Holberg Ödülü (2021) gibi ödülleri var.

Antik felsefeden başladı. The Fragility of Goodness (1986), iyi yaşamın talihe ne kadar açık olduğunu anlatır. The Therapy of Desire (1994) ise antik çağın geç dönem okullarının felsefeyi ruhun hekimliği gibi gördüğünü gösterir. Hadot'nun çizgisine en yakın duran kitabı budur.

Nussbaum duyguları kör dürtüler olarak görmez. Ona göre duygu, neyin değerli olduğuna dair bir yargıdır. Upheavals of Thought (2001) bu görüşü işler. Korku, öfke, yas, hepsi neyi önemsediğimizi söyler. Bu, yaşam sanatı için önemli bir ipucudur: Kendini biçimlendirmek, duygularını bastırmak değil, onların neyi önemsediğini okumaktır.

Amartya Sen'le birlikte geliştirdiği yetenekler yaklaşımı ise başka bir şey hatırlatır: İnsan ne yapabilir, ne olabilir? Yaşamı bir sanat gibi biçimlendirmek için önce yaşamın elinde işlenecek bir malzeme olmalı: sağlık, güvenlik, başkalarıyla bağ, oyun. Yaşam sanatı bir lüks değildir; ama koşulları da yok sayamaz.

Wilhelm Schmid: Kendinle dost olmak

Wilhelm Schmid (1953 doğumlu), Berlin'de yaşayan bir Alman filozoftur. Berlin, Paris ve Tübingen'de felsefe ve tarih okudu. 1991'de Tübingen'de doktorasını tam da şu konuda yaptı: Foucault'da yaşam sanatı. Erfurt'ta yazdığı doçentlik çalışması 1998'de Philosophie der Lebenskunst adıyla yayımlandı.

Schmid'in yaşamında dikkat çeken bir ayrıntı var: 1998'den 2007'ye kadar Zürih yakınlarındaki bir hastanede felsefi ruh bakıcısı olarak çalıştı. Yani yaşam sanatı onun için yalnızca bir kitap konusu değil, hasta yatağı başında sınanan bir soruydu.

Kitap adları bile konusunu gösterir: Gelassenheit (dinginlik), Unglücklich sein (mutsuz olmak) ve Selbstfreundschaft (kendiyle dostluk). Üçü de İletişim Yayınları'ndan Türkçeye çevrildi: Sakin Olmak, Mutsuz Olmak ve Kendiyle Dost Olmak Hayatı Nasıl Kolaylaştırır? Başlıklardan da anlaşılacağı gibi Schmid, gündelik yaşama en yakın duran sestir. Onun için yaşamı bilinçle biçimlendirmek, kendine karşı bir arkadaş gibi davranmayı da içerir.

Yaşam sanatı, kendine karşı kaba olmamayı da öğrenmektir.

Dört yanıtı yan yana koyunca

Foucault'ya göre yaşam sanatı bir görevdir: Kendine özen göstermek. Nehamas'a göre bir üsluptur: Yaşamına bir bütünlük vermek. Nussbaum'a göre bir koşuldur: Duygularını okumak ve yaşamın elinde malzeme bulundurmak. Schmid'e göre bir dostluktur: Kendinle iyi geçinmek.

Bu sitenin adını aldığı phronesis, kitaptan değil yaşamın içinde kazanılan; şu anda, bu durumda doğru olanı görme becerisidir. Dört düşünür de bu beceriye başka bir kapıdan yaklaşıyor. Hiçbiri yaşamı hazır bir formüle bağlamıyor. Dördü de yaşamı biçimlendirmeyi ciddiye alıyor.

Nereden başlanır?

Schmid'in Türkçedeki Kendiyle Dost Olmak Hayatı Nasıl Kolaylaştırır? adlı kitabı en kolay kapıdır. Foucault'nun Öznenin Yorumbilgisi (Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2015) ders notlarıdır; zordur, ama yazıdaki "kendine özen" fikrinin kaynağıdır. Nussbaum için The Therapy of Desire, Nehamas için The Art of Living iyi başlangıçlardır; ikisi de İngilizcedir.

Bir davet

Nussbaum'dan esinlenen küçük bir deneme: bu hafta bir kez, seni rahatsız eden bir duyguyu fark ettiğin anda dur ve sor: Bu duygu, neyi önemsediğimi söylüyor? Sonra aynı soruyu, bir arkadaşına soracakmış gibi nazikçe yinele. Sonrasını birlikte konuşabiliriz.

Kaynaklar: Foucault, M. (1984). L'usage des plaisirs; Le souci de soi · Foucault, M. (2001). L'herméneutique du sujet — Türkçesi: Öznenin Yorumbilgisi (Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2015) · Nehamas, A. (1985). Nietzsche: Life as Literature · Nehamas, A. (1998). The Art of Living: Socratic Reflections from Plato to Foucault · Nussbaum, M. C. (1986). The Fragility of Goodness · Nussbaum, M. C. (1994). The Therapy of Desire · Nussbaum, M. C. (2001). Upheavals of Thought · Schmid, W. (1998). Philosophie der Lebenskunst · Schmid, W. (2014). Gelassenheit · Schmid, W. (2012). Unglücklich sein · Schmid, W. (2018). Selbstfreundschaft — Türkçeleri İletişim Yayınları.

← Günce