Günce · Felsefe & Yaşam

Ruhun Hekimleri: Antik Çağ

Felsefe bir ilaç olabilir mi?

Bugün felsefe deyince kitaplar, kavramlar ve tartışmalar akla gelir. Antik Çağ'da bazı filozoflar ise felsefeyi önce bir iyileştirme sanatı olarak düşündü.

“Ruhun hekimi” bir benzetmedir, ama ciddi bir benzetmedir. Ortak fikir şuydu: Ruh da hastalanır. Hastalığın nedenleri yanlış inançlar, boş arzular ve temelsiz korkulardır. Bunlar konuşarak, düşünerek ve alıştırma yaparak hafifletilebilir.

Martha Nussbaum bu damarı The Therapy of Desire (1994) kitabında yeniden gündeme getirdi. Ona göre Helenistik okullar felsefeyi acıyı hafifletmeye çalışan, gündelik yaşama dönük bir sanat olarak yürüttü. Nussbaum'u bu sitede ayrı bir yazıda ele almıştık. Bu yazı, “ruhun hekimleri” dizisinin ilki: Antik Çağ'dan dört sese bakıyoruz. Sıradaki yazı Orta Çağ'a geçiyor.

Sokrates: Ruha özen

Sokrates MÖ 399'da Atina'da yargılandı. Platon'un aktardığına göre (Savunma) mahkemede Atinalılara şunu söyledi: Para ve ün için bu kadar uğraşıyorsunuz, ama ruhunuzun olabildiğince iyi olması için neden uğraşmıyorsunuz? Kendini de şehri uyandırmaya çalışan bir at sineğine benzetti.

Platon'un Kharmides diyaloğunda bu özen tıp diliyle anlatılır. Sokrates, Trakyalı hekimlerden öğrendiği bir öğüdü aktarır: Beden ruhtan ayrı iyileşmez, önce ruh iyileştirilmelidir. Ruhun ilacı da “güzel sözler”dir.

Sokrates'in yöntemi soru sormak ve birlikte düşünmekti. Bu açıdan bakınca ilaç bir öğüt değil, bir konuşmadır. Bu sitede Sokratik diyaloğun nasıl işlediğini ayrıca anlattık.

Epikuros: Acıyı gidermeyen söz boştur

Epikuros'a atfedilen bir söz, bu fikri en açık söyleyenlerden biridir. Porphyrios'un aktardığına göre Epikuros şöyle der: İnsanın acısını gidermeyen filozofun sözü boştur. Beden hastalığını gidermeyen tıbbın yararı olmadığı gibi, ruhun acısını gidermeyen felsefenin de yararı yoktur.

Epikurosçuların öğretisi bu amaca göre kurulmuştu. Okulun özetlerinden biri “dörtlü ilaç” (tetrapharmakos) diye bilinir. Bu özet Philodemos'un bir papirüsünde korunmuştur ve şu dört cümleden oluşur:

Epikurosçu öğretmenin yaptığı iş de bir hekimin işine benzetilir. Önce öğrencisini tanımaya çalışır: korkularını, arzularını, inançlarını. Sonra en acil belirtiye eğilir; bu çoğunlukla ölüm ve tanrı korkusudur. Gerektiğinde dürüst bir eleştiri yapar, ilerlemeyi över. Tüm bunlar bir topluluğun içinde, arkadaşlar arasında olur. Amaç huzurdur (ataraksia).

Kinikler: İlaç alıştırmadır

Kinikler kuram kurmaktan çok yaşamayı denedi. Sinopeli Diogenes (MÖ 4. yüzyıl) Atina'da bir küpün içinde yaşadığı anlatılan filozoftur. Kinikler için merkezî kavram askesis, yani alıştırmadır: Gereksiz olanı bırakmak, güçlük karşısında dayanmayı öğrenmek, bağımsız olmak.

Diogenes'e atfedilen bir söz, bu tutumu özetler: Yaşamı yönetmek için ya doğru akıl ya da bir ip gerekir. Gelenek ona “geçer akçeyi yeniden damgalamak” deyimini de bağlar. Toplumun değerli saydığı her şeyi yeniden sınamak demektir bu.

Kinik sözcüğü bugün alaycılık anlamına gelir. Antik Kinikler ise yaşamlarını bir deneye çevirdi. Onlarda öğretinin yerini çoğu zaman yaşanmış bir örnek alır.

Stoacılar: Yargıyı iyileştirmek

Stoa'da bu hekimlik, bir kuramın parçasıdır. Khrysippos (MÖ 3. yüzyıl), tutkuları konu alan eserini dört kitap olarak yazmıştı; dördüncü kitabın adı “tedavi”ydi. Eser kaybolmuştur, parçaları Galenos'un aktarmasıyla bilinir.

Stoacı görüşe göre tutkular, olup bitene dair yanlış yargılardır. Tedavi de yargıyı düzeltmektir. Epiktetos bunu şöyle söyler: İnsanları rahatsız eden şeyler değil, o şeylere ilişkin yargılarıdır (Elkitabı, 5).

Epiktetos bir adım daha atar. Filozofun okulunun bir hekimhane olduğunu, oradan hoşnut değil, acı çekerek çıkılması gerektiğini söyler (Söylevler, III.23). Bu şöyle okunabilir: İyileşme çoğu zaman önce neyin yanlış olduğunu görmekle başlar ve bu görmek acıtır.

Seneca aynı benzetmeyi kendine çevirir. Lucilius'a yazdığı bir mektupta, kendisi hastayken başkasını iyileştirmeye kalkmanın yüz kızartıcı olacağını, bu yüzden aynı koğuşta yatan iki hasta gibi ortak derdi konuştuklarını söyler (Mektuplar, 27). Hekim de hastadır. Bu, antik anlatının en insancıl yanıdır.

Seneca bir de akşam alıştırmasını aktarır. Romalı filozof Sextius her gece kendine şunu sorardı: Bugün hangi kusurunu iyileştirdin? Hangi alışkanlığa karşı durdun? Hangi bakımdan daha iyisin? (Öfke Üzerine, III.36). Marcus Aurelius'un defteri de bu geleneğin devamı sayılabilir.

Ortak noktalar, ayrılıklar

Dört sesin ortak yanı üç noktada toplanır:

Ayrılıkları da unutmamak gerekir. Epikuros huzuru, Stoacılar erdemle yetinmeyi, Kinikler bağımsızlığı, Sokrates ruha özeni hedefler. Üstelik bu hedefler tartışmalıdır: Nussbaum, Stoacıların tutkuları kökünden sökme amacını sorunlu bulur.

Bir de açık bir sınır var. Bu bir benzetmedir; felsefe tıp değildir. Ciddi bir ruhsal sıkıntı varsa önce bir ruh sağlığı uzmanına başvurmak gerekir.

Bu sitenin okuması

Bu sitenin adını aldığı phronesis, kitaptan değil yaşamın içinde kazanılan; şu anda, bu durumda doğru olanı görme becerisidir. Antik hekimler de hazır reçete vermedi. Önce dinlediler, sonra konuştular. Her insan için doğru olanı görmek gerekir.

Bu sitedeki çalışma teşhis koymaz, ilaç önermez. Ama antik hekimlerden iki şey öğrenir: dinlemek ve alıştırma. Bunlar felsefeyi bir sözden çok bir uygulama yapar.

Nereden başlanır?

Platon'un Savunma'sı ve Kharmides'i Sokrates'in tıp diliyle konuştuğu iki yerdir. Epiktetos'un kısa Elkitabı'nın ilk beş bölümü Stoacı fikrin özünü verir. Seneca'nın Lucilius'a Mektuplar'ından 27. mektup yeterlidir. Daha geniş bir harita için Nussbaum'un The Therapy of Desire kitabı vardır; 500 sayfayı aşan uzun bir kitaptır.

Bir davet

Sextius'un üç sorusunu bu akşam kendine sor ve kısaca yaz: Bugün hangi kusuruma karşı durdum? Neyi iyileştirdim? Hangi bakımdan daha iyiyim? Üç beş gün sonra notlarını oku. Hangi şey her akşam geri geliyorsa, asıl çalışılacak yer orasıdır. Sonrasını birlikte konuşabiliriz.

Kaynaklar: Platon, Savunma ve Kharmides · Epikuros, fr. 221 Usener (Porphyrios, Ad Marcellam 31) ve Philodemos, PHerc. 1005 (dörtlü ilaç) · McOsker, M. Medicine of Salvation: Epicurean Education as Therapy · Diogenes Laertios, Ünlü Filozofların Yaşamları, VI; “Diogenes of Sinope”, Internet Encyclopedia of Philosophy · Epiktetos, Elkitabı 5 ve Söylevler III.23 · Seneca, Mektuplar 27 ve Öfke Üzerine III.36 · Galenos ve Khrysippos'un Tutkular Üzerine eseri için: “On Passions”, Wikipedia · Nussbaum, M. (1994). The Therapy of Desire. Princeton University Press.

← Günce